DSC00371Aslında buraya çok daha ciddi bir yazı yazmayı düşünüyordum ama öyle ciddi bir yazıya başlayamadım. Adımı söylememe gerek yok zaten belli oluyor, 1 Nisan 1985 İstanbul doğumlu olan Ermeni asıllı bir Türk’üm (Ailem Osmanlıdaki Ermenilere dayanıyor). Hayatım bugüne kadar hep okul iş internet Beşiktaş gezmek tozmak üzerine kurulu olduğu için hakkımda sayfamda o konularda olacak.

Her şeyden önce okul hayatımla başlıyım; Feriköy Ermeni İlköğretim Okulunda 5.sınıfa kadar okuduktan sonra Yeni Yıldız Kolejine geçtim o dönemde okulun sahibi üniversite kurcam ben diye yırtınırken parayı batırınca okul da battı ve 8. Sınıfta İstek Atanur Oğuz Lisesine gittim ve beklide hayatımdaki değişiklikler burada başladı. Her ne kadar Yeni Yıldızdaki eğitim öğretim dönemimde de benzer tepkiler alsam da Atanur Oğuzda, çok sevdiğim ve saygıyla kendisini andığım İskender İskenderov hocamın (Allahtan rahmet diliyorum kendisine.) bana hep senin matematiğin çok iyi şu olimpiyatlara hazırlan, olimpiyatlara git (kendisi eskiden SSCB’nin beyin kaptanlığını yapmış) demesi sonucu ciddi bir şekilde matematik olimpiyatlarına gitmeyi düşündüm ama açıkçası tamamen üşengeçliğimden ve o dönemde düzenli çalışmayı sevmememden dolayı katılmadım. Ki hayatımın en büyük salaklıklarımdan ilkiydi sanırım bu. Sonra da hep matematik mühendisliği veya bilgisayar mühendisliği okumak isterken biraz da ailemin gazı ile işletme okumaya başladım. Kazandığım üniversite olan Balıkesir Üniversitesinin Bandırma Kampusu düşündüğümden çok daha kötü bir yer çıkınca (ve bazı dini/ırki şeylere maruz kalınca) okulu 7-8 ay sonra bırakıp İstanbul’a geri geldim. Tekrar ÖSS denen lanet sınava girdim bu sefer de Yeditepe Üniversitesi İktisat bölümünü kazandım oda bitmek üzere. Bu dönemde hayatım boyunca hep yapmak istediğim meslek olan Yazılım işine girdim (Bilişim Eğitim’de MCPD eğitimi aldım Aykut Çalışkan hocadan) ve şu anda da o işle meşgulüm.

İş hayatına gelince 13-14 yaşından beri yazları hep çalışıyorum. Gerçi ilk seneler çalışmak denmez babamın firmasında tekstil üretiminde bazı makineleri öğrenip o makineleri kullanarak üretim yapıyordum. Bu dönemde yaptığımız en iyi iş herhalde silikon lastik üretiminde hammadde olayındaki formülü değiştirmek oldu. Bir sene kadar da şirketteki şoför ameliyat olduğundan dolayı ağırlık kaldıramadığı için minibüs ile mal taşımışlığımda vardır (ki o dönem Bandırmadan geri dönüp tekrar ÖSS’ye girebilmek için beklediğim zamandır) ve muhtemelen hayatımdaki en zevkli çalışma dönemiydi (ilerde yazılımı falan bırakırsam tır şoförü falan olurum ben). Ondan sonra 2 yaz boyunca okuluma da işe yarasın diye Kuzey Tekstil A.Ş de muhasebe departmanında çalıştım. Bu sene de ilk başta Dmrdesign firmasında yazılım uzmanı olarak çalışmaya başladım ve 1 ay kadar kısa bir süre içerisinde Koyuncuoglu.com.tr ve koyuncuoglumarket.com adlı iki tane yazılımı yapılmış ama hiçbir tarafı çalışmayan web sitesinin yazılım hatalarını bulup düzelttim ve çalışır hale getirdim (koyuncuoglumarket.com un sanal posları dâhil hiçbir şeyi çalışmıyordu sadece sepete ürün eklenebiliyordu) sonra Dmrdesign ile bazı konularda anlaşamadığımız için ayrılmak durumunda kaldım ki sonra iyi ki ayrılmışım dedim. Ben ayrıldıktan yaklaşık 1 hafta falan sonra dmrdesignın ortağı olan Çilek Grup un başörtülü bir kıza ettiği haakret yüzünden firma medya tarafından yerlere vuruldu.O sırada freelance olarak Move Sport Agency için 3tane web sitesinin RSS Reader programını yazdım (haber1903.com, haber1905.com, Fenerdenhaber.com).  Şu anda da B2B de yazılım uzmanı olarak çalışıyorum. Şu anda gvaturkey.com adlı siteyi bitirmek üzereyiz ve aynı zamanda nesine.com’un bir tane yan sitesini kodluyoruz (gizlendiği için domaini söyleyemiyorum). Hayatı internetle her an iç içe olan bir kişi olarak şu ara da sosyal medya olayına fazla takılmaya başladım bakalım devamı nasıl gidecek.

Hayatımdaki bir diğer önemli unsur ise Beşiktaş ve tribündür. 2000-2001 senesinden beri kapalı tribünde olan biri olarak bu tribünde çok şey yaşadım ve hayatımdaki geriye dönüp baktığımda pişman olma ihtimalimin hiç olmadığı şeylerden biridir. Birçok organizasyon yaptık yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Ama hiçbir zaman Çarşı’danım ben demedim çünkü Çarşıyı kurarken bin bir zorlukla savaşan ve savaşmaya devam eden ağabeylerimize çok büyük hakaret olacağını düşünüyorum, her ne kadar kendileri tam tersi olarak Çarşı sadece biz değiliz siz de Çarşısınız dese de. Tribünle Beşiktaş ile alakalı çok fazla yazımı zaten blogumdan okuyacaksınızdır.

Özel hayatımla ve diğer konular ile alakalı bu sayfadan bir şeyler yazmayı düşünmüyorum gerekirse blogda yazıyorum zaten.