Archive for the ‘kişisel’ Category

İstanbul

Hayatımsın.. İlklerimi yaşadığım yersin. Seviyorum!

Keşke Yanımda Olsan

Bu tarz yağmurlu günleri sevmiyorum, özellikle de evde tek başınayken! Dışarı çıksan çıkamazsın millet mırın kırın eder, evde oturup birşeyler yapiyim desem o da olmuyor. Bu tarz günlerde hep o bir kişinin özlemini duyuyorum, keşke burada olsa da oturup muhabbet etsem, yemek yesek, birşeyler izlesek, belki sevişsek vs. ama ben tek olmiyim. Hayatımın en kötü dönemlerinde de hep böyle havalar vardı. O meşhur bandırma hikayemin de büyük çoğunluğu yağmurlu günlerde tek başına evde oturmakla geçti.. Sevgilim kilometrelerce uzaktaydı, ben bandırmadaki evimdeydim ve tektim.. Sanırım en çok da bu yüzden yağmurlu havalarda evde tek olmayı sevmiyorum. Aklıma hep o günler geliyor ve sıkılıyorum. (buradaki sıkıntının can sıkıntısı olmadığını daha çok bir boğulma durumu olduğunu söylememe gerek yok sanırım.) Bu gün de İstanbul’da lanet bir yağmur var ve yine aynı duyguları yaşıyorum.. Evde tekim ve boğuluyorum! Aylardır bir sevgilim yok ve bunu bugün kadar hiç dert etmiyordum ama bu yağmur ve bu evdeki tek başınalık, yanlızlığımı yüzüme çok sert bir tokat gibi çarptı. Çok birşey değil, yağmurlu günlerde yanımda olucak birisini istiyorum! Ama şu anda benim yanımda olması gereken kız nerde ve ne yapıyor bilmiyorum.. Sanırım şu an için tek alternatifim tek başına da olsam dışarı çıkmak, yürümek. (hava zaten soğuk da değil yürümek güzel olabilir evet)

Neler oluyor hayatta?

Son dönemde hayatım o kadar sıkıcı ki ben bile buna anlam veremiyorum. Halbuki son 10 gündür paso bir eğlence halindeyim geçen hafta Ajanscanak sapancaya gittik mesela, mükemmel bişr 3 gün geçirdim ama orada kaldı. İstanbula döndüğüm anda herşey tepetaklak oluyor herşeyden bıkmış durumdayım.. Gece uyuyamıyor, sabah kalkamıyor, okula gitmek istemiyor hatta ve hatta son dönemde olmama rağmen okulu bırakmak istiyorum. O derece bunalmış haldeyim herşeyden ama bu bunalımın yanında da çok eğlenceli de bir gece hayatı yaşamaya başladım (normalde çok çıkmam geceleri). Bu yazıyı da son 3 günde yaşadıklarımı anlatmak için yazıyorum. Read more

Eyvah eyvah irem ile 12 saat

eyvah-eyvahAslında herşey BKM’nin gönderdiği davetiye ile başladı. Dün akşam 21.00′de BKM’de Eyvah Eyvah filminin blogger gösterimine davetliydim. Bu davete katılmak benim için çok büyük önem taşıyordu çünkü BKM salonunda bir sinema filmi izlemeyi her zaman çok istemiştim… Onun dışında bu filmi çok merak ediyordum. Bana davetiye gelince İrem’e de söyledim (her zamanki gibi!:) ) ona da davetiye gelmiş Friendfeed’den. Herşey çok iyi ve güzel bir şekilde ilerliyordu. Ve dün akşam! Saat 18 gibi kaçta buluşalım da kaç gibi gidelim diye konuşurken 19.50de taxim burger’ın önünde buluşup bambi de ufak birşey yedik ve sonra Beşiktaşa indik ( o sırada benim eski çalıştığım yere de bir uğradık) BKM’ye geldiğimizde davetiyelerin 2şer kişilik olduğunu öğrendiğimizde ikimiz de aynı anda “e bilseydik 2 kişiyi daha çağırırdık!” moduna girdik. Neyse tanıdıklarla selamlaşma faslından sonra salona girdik. Film daha başlar başlamaz gülme krizine soktu, ilk yarısı muhteşem olan filmin yarısında arkadaşlarla muhabbet ettik ve 2.yarı başladı! Filmin 2. yarısı belki de ilk yarısından çok çok daha komikti. Sonuç olarak resmen filmden çıktığımızda çene kaslarımız ağrıyordu gülmekten! Benim için Türk sinema tarihinin gelmiş geçmiş en komik filmlerinden birisidir bu film.. Zaten hem Ata Demirer hem de Demet Akbağ oynadıkları rollerde  daha film başlamadan herkes tarafından 2si de kendilerinin oynayabiliceği en iyi rolü oynuyor dedirtmişlerdi ama bu kadar muhteşem bir film olmasını beklemiyordum! Kesinlikle bir kez daha gidicem! (Gel bin! Nereye? Bana! Allah belanı versin be ya!) Read more

Rakı Denince..

besiktas-rakiNe Yedim kategorisini kapatmadan önce bana sosyal paylaşım sitelerinden ve msn/gtalk gibi yerlerden en çok gelen sorulardan biriydi “Sizin ailede rakı-balık hastalığı mı var” sorusu. Hastalık olmadığını dedelerden kalma bir alışkanlık olduğunu anlatamıyordum. Benim baba tarafıda, anne tarafıda dedeler rakıcıymış, eh bize de biraz geçmiş işte.. Hem rakı değil mi herkesi konuşturan masaları şenlendiren içki… Arkadaşlarla da bir yemek tertip edelim birşeyler yiyip içelim dendiği zaman da ondan her zaman rakı balık! yapalım derim. Asıl amaç balık kısmı değil rakı kısmı olduğu için de balık sevmeyen arkadaşların da olabiliceğini düşünüp sahil taraflarında bir balık lokantasına değil de genelde nevizadeye veya çiçek pasajına gideriz. Gün gelir o sofrada Türk Futbolunu kurtarırız (genelde Beşiktaştır konu evet!) gün gelir siyasete dalarız… Rakı masası güzeldir! Hele bir de bizim mezelerden varsa… ohh… Read more

Cevahir AVM içinde bulunan Megaplex sinemalarında Ejder Kapanı’nı izlemeye gidiyorum.. Fragmanından ve oynayan kişilerden dolayı çok merak ettiğim ve güzel olduğunu düşündüğüm bir film. Beklentilerim yüksek umarım hayal kırıklığına uğramam. Döndüğümde film ile alakalı fikirlerimi de blogdan paylaşacağım.

Bu arada bu kategori hakkında da bilgi veriyim. Bu kategoride daha çok bu tarz günlük güncel yaptığım/yapacağım şeyleri başlıksız olarak yazmayı düşünüyorum bakalım nasıl olucak :)

EOZIZI : Mutlu Bir Gün!

ciansevye-300x225Günlerdir FF üzerinden Cihan EOZIZI diye birşeyden bahsediyor, az kaldı diyip duruyordu.. Ne ola ki bu EOZIZI derken bugün ortaya çıktı. Keşke daha önceden bilseydim de ona göre yazsaydım.. Bugün çok sevdiğim iki kişinin yıldönümüymüş, onlar 7 yıldır beraberler. Seviye ve Cihan çiftine çok çok çok mutluluklar diliyorum. 7. den sonra 70. senede de beraber olmaları dileği ile..

Bu ikili herşeyden önce benim etrafımda gördüğüm en düzgün insanların başında geliyorlar.. Onun dışında ilişki anlamında da cidden süperler.. Allah nazardan saklasın :) (bir de Beşiktaşlılar!=) )

size şu yazıyı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.. onların hikayesi ; http://ch.bulamadim.net/2009/07/13/msn-de-sadece-gozlerini-gordugun-kizla-evlenmek/

Son not Seviye’ye : Cihan seni çok seviyee

Geri Geldim!

birkac gundur blogum malesef kapalıydı.. bu sefer iframe virusu de değil daha farklı iframe virusu mantığında çalışan ama script atan bir virus girdi ve çözmem cidden zaman aldı, çünkü kriptolu bi şekilde gızlenmişti virus. ama sonunda çözdük problemi ve blogum tekrar yayında.. bu sorunu çözmemde yardımcı olan BlogDestek.Com‘un sahibi Burak Dönertaş’a da ne kadar teşekkür etsem azdır.. cidden Allah razı olsun..

Yazabilmek..

Man_Working_on_a_ComputerBir süredir yazı yazmayı çok istememe rağmen yazamıyorum, bazen kafamı toparlayamıyorum ki bir yazı yazayım, bazen de iş ve okul o kadar yoğun oluyor ki yazmaya malesef vakit bile bulamıyorum. Özellikle son günlerde vizeler o kadar arka arkaya geldi ki, nasıl bunaldığımı anlatamam.. Yazmak istememin yanında gündem de benim açımdan çok yoğun o yüzden yazılacak yazılarım da çok fazla birikti. Nihayet vizeler (bu haftalık) sona erdi. Bu sayede uzun zamandır yazmak isteyip de vakit bulamadığımdan dolayı yazamadığım yazılarımı yazabileceğim.

Bu yazıları eğer başlıkları ile verirsem yaklaşık 10 günlük Ne Yedim ? yazısı olucak, Nefes, Kanalizasyon, Fenerbahçe Galatasaray Maçı ve Eyyamcı Hakem. Nefes başlıklı yazımda şu anda vizyonda olan Nefes filmi ile alakalı düşüncelerimi yazacağım. Filme gitmeden önceki önyargılarım düşündüklerim, filmi izlerkenki düşündüklerim, filmden çıktıktan sonraki düşüncelerim, bunun yanında Vatan Sağolsun lafı ile alakalı bazı düşüncelerim var onları uygun bir üslup ile sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.. Read more

Patlama Noktası

Tarifsiz bir sıkıntı ile boğuşuyorum birkaç haftadır, ilk başta bunu bazı konulara bağlamaya çalıştım ama farkındayım ki öyle değil..  Seneler önce yaşadığım psikolojik sorunlar tekrar ortaya çıkmaya başlıyor sanırım. İlk başta bunu maddi durumun kötülüğüne bağlıyordum, sonra okul ve işi aynı anda götürememekten dolayıdır heralde yoğunluğa dayanamadım dedim ama o da değil.. Tamam okuduğum bölümü sevmiyorum hatta nefret ediyorum, onun dışında artık son sene diye bitirmeye çalışıyorum okulu ama içimden zerre okula gitmek yada derslere bakmak gelmiyor (çalışmak değil, bakmak bile gelmiyor) Onun dışında iş yerinde de bazı sıkıntıularım var hem maddi olarak hem de ortamdan kaynaklı o yüzden deli gibi sevdiğim işimden bile soğumaya başladım ufak ufak.. Onun dışında hiçbir şekilde yalan söylemeyen ben, bir anda 2gün önce Gizem’e reflex olarak yalan söylemek zorunda kaldım. Çünkü çok basit de birşey olsa anlatamayacağımı biliyordum (ki bugün anlatmama ragmen anlamadı.. ve çok morali bozuldu kötü oldu, bu beni de daha kötü bir hale soktu) . Read more

Return top